Editör'den Haberler Köşe Yazıları Medyada Çocuk Ajandası Tıbbi Makaleler Uzmana Sorun Anne Babalara Kısa Kısa Özel Dosya Röportajlar Öneri Tahtası
24 Kasım 2017 Cuma
Ana Sayfa Hakkımda Çocuk - Gündem Çocuk - Kültür Çocuk - Ruh Sağlığı Etkinliklerimiz İletişim

Tüm Tıbbi Makaleler
   »  Çocuk - Gelişim
   »  Çocuk - Ruh Sağlığı
   »  Çocuk - Aile
   »  Çocuk - Okul
   »  Çocuk - Genel Sağlık
   »  Çocuk - Genel Konular
ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSTİ RANDEVUSU ALMAYI DÜŞÜNENLER
Dr Ahmet Çevikaslan; Adalar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İle Heybeliada Lions Kulübü'nün Ebevenlere Yönelik Olarak Ortaklaşa Düzenleyeceği Toplantıda Konuk Konuşmacı Olarak Yer Alacak.
Konu: Ergenler Ve Aile İçi İletişim
Tarih,Saat:18 Ekim 2011, 14-16
Yer: Büyükada 125. Yıl Atatük İlköğretim Okulu


Dr Ahmet Çevikaslan 7 Ekim 2011 tarihinde saat 21'de CNN'de "Şirin Payzın İle Ne Oluyor?" programının canlı yayın konuğu.
Konu: DEHB Tedavisi Ve İlaç Kullanımı
(Link: http://tvarsivi.com/dr-fusun-cuhadaroglu-uzm-dr-ahmet-cevikaslan-psikiyatrist-tanju-surmeli-ve-psikolog-tuce-atas-cocukl-07-10-2011-izle-i_2011100174533.html)


Dr Ahmet Çevikaslan 20 Temmuz 2011 tarihinde saat 22'de Haber 24'de Ardan Zentürk İle Olay Yeri programında
Konu: Sosyal Paylaşım Siteleri


Dr Ahmet Çevikaslan; 3 Haziran 2011 tarihinde saat 16'da A HABER kanalı AKŞAMA DOĞRU programında Defne Samyeli'nin stüdyo konuğu.
Konu: SBS Öncesi Çocuklar Ve Ailelere Öneriler


Maddi durumu yetersiz ve babası olmayan çocuklara kucak açan Darüşşafaka İlköğretim Okulu'na başvurular başladı.
Bilgi için: www.darussafaka.k12.tr/tr/index.php/sinav-2011


Dr Ahmet Çevikaslan 7 Nisan 2011 tarihinde TGRT Haber 16:00 Haberleri'nde stüdyo konuğu
Konu: YGS, Şifre İddiaları, Öneriler


"Epilepsi Ve Ben" Resim Yarışması.
Sanofi-Aventis İlaç Firması Sponsorluğu İle Türk Epilepsi İle Savaş Derneği Tarafından Organize Edilen, Epilepsi Tanısı Almış Çocukların Katolabileceği Yarışma.
Ayrıntılar İçin: http://www.sanofi-aventis.com.tr/urunler/Epilepsi_Yarisma_2011_formu.pdf


Dr Ahmet Çevikaslan 22 Kasım 2010 tarihinde Kanal A Anahaber Bülteni'nin Konuğu.
Konu: Okullarda Langırt Masası


Çocukların Sağlıklı Beslenmeleri Konusunda Sağlık Bakanlığı'ndan Sesli Kitap Uygulaması,
Bilgi İçin: http://www.beslenme.saglik.gov.tr/index.php?pid=268


TÜYAP 29. İstanbul Kitap Fuarı Çocuk Kulübü Etkinlikleri
Bilgi İçin: http://www.istanbulkitapfuari.com/


2. Çalışan Çocuk Karikatürleri Yarışması Sergi Açılışı
Düzenleyenler : Karikatür Vakfı ve
Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı
Yer: Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi
Tarih Ve Saat: 3 Kasım 2010, 18:45


Dr Ahmet Çevikaslan 14 Eylül 2010 tarihinde saat 11'de CNN Haber Bülteni telefon konuğu
Konu: 'Okula Yeni Başlayan Minikler'


Dr Ahmet Çevikaslan 13 Ağustos 2010 tarihinde saat 10:00'da CNN Haber Bülteni telefon konuğu
Konu: "LYS, Kazanamayanlar Açısından"


Çocuklar İçin Yaratıcılık Atölyeleri
Suna Ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde,
03-08 Ağustos Tarihleri Arasında
www.peramuzesi.org.tr


24-25 Haziran 2010 tarihleri arasında; 'İstanbul'da Okul Öncesi Eğitimi Geliştirme ve Niteliğini Artırma, Eğitim Materyalleri' konulu '2010 Kültür Başkenti'nde Yükselen Çocuk Sesleri Çalıştayı'


Dr Ahmet Çevikaslan 17 Haziran 2010 tarihinde saat 21'de CNN Türk TV'de Açıkça programında İrfan Değirmenci'nin canlı yayın konuğu
Konu: Karne Süreci, LYS, Tatil


Kadıköy Belediyesi 9. Çocuk Tiyatro Festivali,
1-12 Temmuz 2010 tarihleri arasında her gece saat 21:00'de Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda


Dr Ahmet Çevikaslan 7 Mayıs 2010 tarihinde öğle haberlerinde Sky Türk TV'nin telefon konuğu.
Konu: Siirt'te Çocuk Anneler


Dr Ahmet Çevikaslan 1 Mayıs 2010 tarihinde saat 10:00-12:00 arasında Airport TV'de Hayatın Ta Kendisi programında Nur Banu Molla'nın stüdyo konuğu


Dr Ahmet Çevikaslan 30 Nisan 2010 tarihinde saat 17 CNN Haber Bülteni'nde gündemi konuşacak
Konu: YGS Sonuçlarının Değerlendirilmesi Ve Gençler


Ülker Ve Fida Film İşbirliği İle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Onuruna 17-18 Nisan Tarihlerinde 50 İldeki 158 Sinema Salonunda "Ülker Çocuk Sinema Şenliği"


Dr Ahmet Çevikaslan 11 Nisan 2010 Tarihinde Saat 14'de Habertürk TV'de Habertürk "YGS" Özel Programı'nda Canlı Yayın Konuğu


Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle 18-27 Nisan 2010 Tarihleri Arasında Çocuklar İçin Ücretsiz Oyunlar
Ayrıntılı Bilgi İçin:
www.devtiyatro.gov.tr/web/haberler/dt_23nisan_ucretsiztemsil.html’


Kenan Doğulu'dan Darüşşafakalı Çocuklar Yararına Konser,
Tarih: 21 Nisan 2010,
Mekan: TİM Maslak Show Center


Çocuklara Sinema Atölyesi; 9-12 Yaş Grubuna Yönelik, 10 Nisan-30 Haziran 2010,
Her Cumartesi 10:00-12:30,
Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Salonu
Başvuru: 2163868703, 5557477557
www.sinematek.org/s/atolyeler/istanbul-atolyeleri/cocuklarla-istanbul.html


Dr Ahmet Çevikaslan 5 Mart 2010 tarihinde saat 22'de Habertürk TV'de Özge Özsağman ile "1 HABER" programının konuğu.
Konu: Anaokulunda Aşk Cinayeti ve Öğrenciler


Dr Ahmet Çevikaslan; 29 Ocak 2010 tarihinde CNN TV 15 Haberleri'nde. Konu: "Küçük Başkanın İsyanı" video-haberinin yorumu


İstanbul Oyuncak Müzesi’nde her cumartesi günü 6-12 yaş grubuna yönelik “Faber-Castell ile Eğlenceli Cumartesi Atölyeleri".
Bilgi için: 0 216 359 45 50 – 51


Dr Ahmet Çevikaslan 28 Ekim 2009 tarihinde saat 22:00'de Habertürk TV " 1 HABER " programında Özge Özsağman'ın stüdyo konuğu.
Konu: İnternet Tuzakları, Öneriler


2. Ministar Çocuk Şenliği 22 Kasım 2009 tarihinde İstanbul Green Park Hotel'de


Dr Ahmet Çevikaslan 14 Eylül 2009, saat 12'de CNN Haberler'de telefon konuğu.
Konu: "İzmir'deki Sniper Çocuklar"


Dr Ahmet Çevikaslan 3 Ağustos 2009 Pazartesi günü saat 12'de CNBC-E FİNANSKAFE programında Gülay Afşar'ın konuğu.
Konu: Çocuklarda Zekanın Değerlendirilmesi


Dr Ahmet Çevikaslan 22 Haziran 2009 tarihinde 13:00 ve 15:00 arasında Kanal 7'de İkbal Gürpınar'ın Mutfağı programının sohbet konuğu


107.0 Radyo Barış Çocuk Ajandası programının 7 Haziran 2009 tarihli konuğu Şişli Terakki Vakfı İlköğretim Okulu'ndan Psikolojik Danışman Beyhan Özpar.
Konu: Yıl Sonu Sınavları, Karne, Tatil Öncesi


107.0 Radyo Barış'da 31 Mayıs 2009 tarihinde saat 12:00'de Çocuk Ajandası programının konuğu Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Pediatrist Uzm Dr Akif Özben
Konu: Çocuklarda Lösemi, Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Çalışmaları ve 8. Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası





Tüm Ropörtajlar
İNFERTİLİTE (KISIRLIK) ÜZERİNE
İnfertiliye ya da yaygın bilinen adıyla Kısırlık; dünyada her 7 çiftten birini etkileyen bir durumdur. İlk bakışta sağlıklı görünen ve en az 6 ay süreyle düzenli cinsel ilişki yaşayan çiftlerde; çocuk sahibi olamama durumu olarak tanımlanabilir öz ...
Aylık Bülten ve Duyurular
e-posta adresinize gelsin
ister misiniz?
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz

Çocuk Ajandası  »  Çocuk - Ruh Sağlığı  »  Tıbbi Makaleler

KARNE VE ANNE BABA TUTUMLARI

23-01-2014

  Yazdır     Yorum Ekle

1) Aileler hayal kırıklığı yaşadıkları karneler konusunda çocuklarına nasıl davranmalıdır?

Aileler bu nedenle hayal kırıklığı yaşıyor iseler yaklaşımlarında bir sorun zaten var demektir. Karne anne babanın karnesi değil ki, çocuğun karnesi. İlk anda bir şaşkınlık yaşasalar da genelde soğukkanlı olmaları esastır. Zayıf karne getiren çocuğun akademik durumu ve böyle bir karne geleceği zaten tahmin edilebilir. Yapılabilecekleri özetleyecek olur isek:

-Kontrolsüz öfke, suçlayıcı, kıyaslayıcı, rencide edici, suçluluk duyurucu yaklaşımlar doğru olmaz.
-Birebir konuşularak; zayıf bir karnede kişisel sorumluluğunun yüksek olduğu söylenmeli, zayıflığın nedenlerini bulmanın ve bundan sonraki süreçte eksikleri tamamlamanın daha önemli olduğu vurgulanmalıdır.
-Aile de eksiklerin tamamlanmasında sözle ve eylemleriyle destek olmalı; çalışma disiplininin kurulması, zaman planlaması, akademik destek vb düzenlemeler yapılmalıdır.

2) Hangi davranışlar doğru hangileri yanlıştır? Olumlu ve olumsuz davranışlara 3'er örnek veriniz lütfen.

A ) Olumsuz davranışlar:

-Birçok anne baba; çocuğun farkındalığını ve sorumluluk duygusunu arttırmak adına; kendi fedakarlıklarına vurgu yaparak “biz elimizden geleni yaptık, senden sadece beklediğimiz…” türü ibarelerle başlayan nutuklar atar. Ama bu durum çocuğu töhmet altında bırakıp suçluluğunu arttırmaktan başka işe yaramaz çoğu kez.
-Başarılı çocuklar ya da kardeşle kıyaslamak, geleceğiyle ilgili “senden adam olmaz” türünden olumsuz yorumlar yapmak pek çok anne babanın hala yaptığı bir yanlıştır.
-Bazı anne babalar kötü karne getiren çocuğun tatil hakkı yokmuş gibi davranır, oysa her öğrencinin dinlenme, eğlenme hakkına saygı gösterilmelidir.

B ) Olumlu davranışlar

-Çocuğun öğretmenleriyle işbirliğine girerek çocuğu ondan dinlemek yapılacak en doğru yaklaşımdır.
-Çok özel bir eğitim programı ya da hazırlığı yok ise tatili tatil anlamında değerlendirecek aktivitelere fırsat tanınması daha sağlıklı olur.
-Çocuğa; karne öncesinde gösterdiği çabanın karne sonucundan daha öncelikli olduğu bilhassa vurgulanmalıdır.

3) Ne tür davranışlar çocuğun öğrenme ve merak duygusunu pekiştirir ve geliştirir?

-Öğrenmek; bir angarya değil, çocuğa keşfetme ve bilmenin zevkini hissettirecek bir keyif haline getirilmelidir.
-Çoğu evde ders çalışmak, bilgisayar, oyun vb birçok keyif verici aktiviteden önce gelen bir sorumluluk olarak sunulmaktadır, sorumluluklar ve eğlenceler birbirinin alternatifi değildir.
-Zamanı verimli kullanma becerisi ve sorumluluk duygusu erken yaşta öğretilmeli. Ders çalışmayı başka aktiviteleri bozan bir angarya ya da engel gibi görmemeli.
-Öğretmenleri ile pozitif bir sevgi ilişkisi içinde olması ön koşuldur.
-Öğrendiği bilgileri günlük yaşamda kullanabilmenin keyfini fark edebilmeli.
-Başarılarına karşılık çevresinden övgüler, pozitif telkinler duyabilmeli.
-Kimseyle yarış halinde olmamalı, sadece yeni bilgiler keşfetmenin zevkini yaşamalıdır.
-Sık yapılan hata: Derslere yaklaşım sevmek / sevmemek üzerine değil bilmek / bilmemek üzerine odaklanmalı.

4) Çocuğun zayıf olan notlarını düzeltmek için ilk yapılması gereken nedir?

Öncelikle çocukla ve öğretmenle diyaloğa girilerek başarısızlığın nedenleri araştırılmalıdır.
Çalışma disiplininde zayıflık mı var, öğrenmeye engel zihinsel ve ruhsal bir problem mi var, aile içinde ya da okulda çocuğun motivasyonunu kıracak bir kaynak mı mevcut, bunlar araştırılmalı. Daha sonra da çocukla konuşularak kişisel sorumluluğu anımsatılmalı, bu konuda çevresinin de desteğe hazır olduğu söylenmelidir.

5) Olumsuz davranışlara maruz kalan ve anne babası tarafından "başarısız" ve "kafasız" olarak adlandırılan çocuk gelecekte ne gibi kişilik özellikleri gösterir?

-Kişiyi başarıya götüren en önemli unsur özgüvenidir. Böyle bir yaklaşım kişinin özgüvenini de, başarıya yönelik motivasyonunu da bozacaktır. Üstelik sık sık başarısızlığı ile yüzleştirilmesi nedeniyle de okula karşı daha da soğuyacaktır. Zamanla bu başarısızlığa uydurma gerekçeler, hatta yalanlar uydurması da beklenebilir. Başarısı için övgüler almaya alışık olmayan ama başarısızlıklarına kolayca bahaneler uyduran bir yetişkin profili çizecektir.

6) Çocuğa derslerinin düzeltilmesinin önemi hangi cümlelerle anlatılmalıdır?

Kişisel mesajlardan önce genel bazı cümlelerle başlamak daha yararlı olur.

-Yaşıtlarının ve büyüklerinin de benzer okullaşma sürecinden geçtiğini, aynen onun gibi dönem dönem sıkıntılar, dönem dönem başarılar yaşadıklarını duyurmanız etkili olacaktır.
-Yeni bilgiler öğrenip başarı tutturmanın zorluklarını bildiğinizi, bunun sistemli bir hazırlık ve çalışma dönemi gerektirdiğini, bunu yapabilen herkesin başarılı olacağını, buna yönelik olarak kendisine her türlü desteği vermeye hazır olduğunuzu ama en önemli unsurun kendisinin bu konudaki çabası olduğunu vurgulamalısınız.

7) Çocuğun bir dersi sevmemesinin ardında yatan nedenler neler olabilir?

-Öğretmeni ile olumlu bir ilişki kuramamış olabilir.
-Okulun fiziksel koşulları (okul ortamı, sınıf kalabalıklığı vs) itici olabilir.
-Öğrenmeyi engelleyen ruhsal ve zihinsel sorunları olabilir.
-Anne baba okul konusunda ve disiplin tutumlarında gevşek, ilgisiz, beceriksiz olabilir.
-Uzun yılların getirdiği bilgi eksikliği ve motivasyonsuzluk nedeniyle uzun süreli bir sevgisizlik olabilir.
-Ders programı ve öğretmenin tavrı gerçekten de çok yüklü, hırpalayıcı olabilir.

8) Çocuğa o dersi sevdirmek ve kötü olan notlarını düzeltmek için neler yapılmalıdır?

-Öğretmenleri ile işbirliği yaparak nedenlerini anlamak başta gelen koşuldur. Başarıyı yakaladığı anlar mümkün olduğunca övgüyle desteklenmelidir. Çocuğa zaman tanınmalıdır. Birlikte bir çalışma programı geliştirilip, tutarlı bir disiplin içinde bu programa uyulması sağlanmalıdır. Bilgiyi keşfetmenin, öğrenmenin keyfini de yaşayabilmelidir. Daha ileri zihinsel ve ruhsal problemleri varsa profesyonel / tıbbi destek alınmalıdır.

9) Anne babaların hangi tutum ve davranışları çocuğun derslerden uzaklaşmasına neden olur?

-Çocuğun sanki başka bir aktivitesi yokmuşçasına günlük aktivitelerinin en başına sürekli ders çalışmayı koymak
-Çocuğun çabasına, alınterine değil, notlarına odaklanmak ve notlara duygusal tepkiler vermek
-Ders çalışma konusunda gereğinden fazla uyarı, her fırsatta çalışma pazarlığı, başarısızlıkla sıkça yüzleştirme, başarılı arkadaş / kardeş ile sık sık kıyaslama,
-Anne babanın da geçmişte okul başarılarının zayıf olması, okul konusunda farklı mesajlar vermeleri ya da eş değerde ilgilenmemeleri, ilgisizlikleri, destek olamamaları
-Ders çalışma programını da olumsuz etkileyen kararsız ve tutarsız disiplin yaklaşımları

10) Sömestr tatilini iyi değerlendirmek için önerileriniz nedir?

- Öncelikle tatilde dinlenme ve eğlenme için bolca fırsat yaratılmalıdır.
- Çocuğun yaşıtlarıyla beraber zaman geçirmesi olabildiğince desteklenmelidir.
- Hobilerine, ilgi alanlarına zaman ayırmaya yüreklendirilmelidir.
- Kısa süreli bir tatil düşünülebilir.
- Geçmiş dönemin zayıflıklarını düzeltmek ve yeni döneme hazırlık yapmak amacıyla, dinlenme gereksinimini aksatmayacak çeşitli programlar yapılabilir.

11) Dersleri zayıf olan öğrencinin tüm tatil boyunca çalışması ve başka şeylere zaman ayıramaması doğru bir davranış mıdır?

Tatil kelimesinin içeriğinde eğlenme, dinlenme yatar, çocuklar da tatile bu zihniyetle hazırlanır zaten. Dolayısı ile tatil döneminde çocuklara istekli ders çalıştırmak kolay değildir. Hele ki zayıf öğrencilere. Bu nedenle; çocuğun tatili programlanırken sorumluluklarına da diğer aktivitelerine de yeterince zaman ayırılmalıdır. Zayıf öğrencilere farklı ağırlıkta bir program, örneğin özel ders vs planlanabilir ancak tatile özgü dinlenme, eğlenme gereksinimi göz ardı edilmemelidir. Bütün zamanı; çocuktan hınç alır gibi derse ayırmak çocuğu soğutmaktan başka işe yaramaz. Aile de bu konuda destekleyici olmalıdır.

12) Zayıf karne söz konusu olduğunda cezanın yeri nedir?

Zamanını verimli kullanmayan, sorumluluk duygusu zayıf çocuklarda zaman yönetimini öğretmek adına, dersi aksatan aktivitelerine bazı sınırlamalar getirilebilir ve yararı da olur. Ancak çocuktan hınç alır gibi değil, ona yardım etme ve zamanını programlama adına yapılmalıdır. Yoksa olumlu desteğin eşlik etmediği, dersle ilgisi olmayacak, öfkeden kaynaklanan, rencide edici cezaların bir yararı olmaz. Mutlaka vurgulanması gereken bir nokta da var ki; bir öğrencinin derslerinin zayıf olmasının altında mutlaka anlaşılır bir veya birkaç neden vardır. Dolayısı ile bu nedeni bilmeden uygulanacak hiçbir önlem ya da yaptırım işe yaramayacaktır.

13) Anne babanın çocuğun derslerine yardım etmesi nereye kadar normaldir ve nereden sonrası anormal kabul edilir?

Öğrenme ile ilgili disleksi, dikkat eksikliği, zeka geriliği vb özel durumu olan çocuklara elbette ki yardım edilmelidir, belki de okul yaşamları boyunca. Ana sınıfı ve 1. sınıf öğrencilerine de belli bir çalışma disiplini oluşturma ve okuma yazmayı öğrenme sürecinde uzunca bir süre destek olunması yararlı olur. Ancak zaman içinde kendi kendini yönetmeye alıştırılmalı ve bu destek gerektiği zamanlarda ve istendiğinde sunulmalıdır.

Desteğin uygunsuz olduğu belli durumlar vardır. Örneğin; anne babanın yardımının destek olmaktan çıkıp çocuk için bir konfor haline dönüşmesi iyi değildir, çünkü çocuğu hazıra konmaya alıştırır, kendi kendine organize olmayı öğrenemez.

14) Çocuğun dersleri iyi olsa bile tatilde ders çalışması gerekli midir?

Ders notları iyi olan, çalışma disiplini sağlam ve okulla ilişkisi iyi olan bir çocuğun tatilde ders çalışması şart değildir, bu konuda baskı yapmak da doğru değildir. Ancak tatilde de öğrenmeyi sürdürmek ve başarıyı daha da pekiştirmek adına ve çocuğun da rızasını alarak kişisel planlar yapılabilir. Son yıllarda artan sınav baskısı ve ailelerin çocuk üzerindeki tasarrufları, ne yazık ki kısa tatilleri bile sınav maratonuna hapsetmiştir.

15) Derslerde başarılı olmak isteyen öğrenciler önerileriniz nelerdir?

- Zamanlarını verimli planlamaya ve sorumluluklarına öncelik vermeye dikkat etsinler.
- Sınıf içinde öğrenilenlerin günlük tekrarını ihmal etmesinler, sınavlarda yükleri azalır.
- Derslere “sevmek / sevmemek” ikileminde bir ön yargıyla değil, yeni bilgiler keşfetme arzusu ile yaklaşsınlar.
- Ders öğretmenleri ile olumlu iletişim içinde olmaktan, sınıfta katılımcı olmaktan çekinmesinler, motivasyonları artacaktır.
- Sınavlarda alınacak nota, puana odaklanmak öğrenciyi gereksiz baskı altına sokar. Sınavlar öncesindeki planlı hazırlık ve çalışma disiplinine odaklanmak daha doğrudur.
- Öğrenim yaşamı uzun solukludur. Kısa süreli başarısızlıklar geçici kabul edilmeli, motivasyonu bozmamalıdır.
- Öğrencilerin en sık yaptıkları hatalar; günlük tekrar yapmamak, ödevleri ertelemek, ders yükünü biriktirmek, bilmediklerini ya da anlamadıklarını öğretmene ve aileye söylememektir. Bundan kaçınsınlar.

16) Öğretmen - aile işbirliği nasıl olmalıdır?

Öncelikle ailelerin bilmeleri gereken önemli bir nokta var. Öğretmene saygı ve sevgisi olan çocuk dersini de sever. Aile ile öğretmenin olumlu bir diyalog halinde olmasının çocuğa çok büyük yararı olur. Bazen; özellikle de problemli öğrencilerin aileleri ile öğretmenler arasında karşılıklı atışmalar, soğukluklar olabilmektedir ki, zaten problemli bir çocuk için büyük risktir. Çocuğun başarısı aile için olduğu kadar öğretmen için de önemlidir. Öğretmenin uygun gördüğü aralıklarda düzenli görüşmeler yapmak; öğretmenden alınan olumlu saptamaları çocuğa da uygun bir dilde duyurmak, olumsuz saptamaları çözmeye yönelik işbirliği yapmak en önemli unsurdur.

17) Okul başarısını olumsuz etkileyen zihinsel, ruhsal ve diğer problemler nelerdir?

-Eğitim koşulları yaşıtlarıyla eşit olmayabilir, yokluklar, yetersizlikler çok fazladır.
-Aile ortamında da okullaşmayı, başarılı olmayı özendiren bir yaklaşım yoktur, ilgisizlik hakimdir ya da disiplin problemleri nedeniyle tutarsız mesajlar verilir.
-Aile ortamındaki problemler, travmalar, çatışmalar okul başarısını bozan etkenlerin başında gelir.
-Okul ortamının pedagojik yetersizliği ve olumsuz koşulları öğrenmeyi bozacak en önemli etkendir.
-Çocukta var olabilecek; zeka geriliği, dikkat eksikliği, disleksi, gelişim bozukluğu vb problemler öğrenmeyi sürekli olarak bozar.
-Anksiyete bozukluğu, depresyon, psikoz vb birçok ruhsal hastalık çocuğun özgüvenini ve motivasyonunu bozarak okul başarısını düşürür.




DR AHMET ÇEVİKASLAN, HABERTÜRK, CEYDA ERENOĞLU RÖPORTAJI
 Geri Dön Bu yazı şimdiye kadar 6050 defa görüntülendi
 
Bu makale hakkında sormak istediğiniz sorularınız varsa acevikaslan@cocukajandasi.com adresine mail atabilirsiniz.
 
Yorumlar (0)   Yorum Ekle 
 

Tüm Editör Yazıları
14 MART'A 14 ACİL TALEP
1- Emekli hekim ücretleri acilen iki katına çıkarılmalıdır.

2- Hekimler arasında dayanışma yerine rekabete yol açan, hekimlik uygulamalarını değersizleştiren ve hastaları “puan”a dönüştüren mevcut “performansa ...
Tüm Köşe Yazıları
ÇOCUK POSTASI
Vitus: Kendi Yıldızını İzlemek
Ahmet ÇEVİKASLAN 
EBEVEYN PANOSU
Uzman Seçerken Dikkat!
Gaye TOLUN 
GÜNEŞ
Türkiye'de Her Dört Çocuktan Biri Yoksul
İdil ÇELİKER 
HÜRRİYET
Annesiz Kızlar
Pucca GÜNLÜK 
TARAF
Çocuklar İçin
Mustafa PAÇAL 
{Yazar Girişi}
Uzmana Sorun

Ana Sayfa | Hakkımda | Editör'den | Haberler | Köşe Yazıları | Medyada Çocuk Ajandası | Tıbbi Makaleler | Uzmana Sorun | Anne Babalara Kısa Kısa
Özel Dosya | Ropörtajlar | Öneri Tahtası | Anket | Etkinliklerimiz | İletişim
Copyright © 2008-2017 Çocuk Ajandası
Çocuk Ajandası'nda yer alan bütün yazılı ve görsel materyal, sadece kaynak (www.cocukajandasi.com) gösterilerek kullanılabilir.
Çocuk Ajandası'nda yer alan tıbbi içerikli materyal; bir sağlık profesyonelinin klinik koşullarında uygulayacağı tedavilerin yerini asla tutamaz,
sadece bilgilendirme amaçlıdır.