Editör'den Haberler Köşe Yazıları Medyada Çocuk Ajandası Tıbbi Makaleler Uzmana Sorun Anne Babalara Kısa Kısa Özel Dosya Röportajlar Öneri Tahtası
22 Eylül 2017 Cuma
Ana Sayfa Hakkımda Çocuk - Gündem Çocuk - Kültür Çocuk - Ruh Sağlığı Etkinliklerimiz İletişim

Tüm Tıbbi Makaleler
   »  Çocuk - Gelişim
   »  Çocuk - Ruh Sağlığı
   »  Çocuk - Aile
   »  Çocuk - Okul
   »  Çocuk - Genel Sağlık
   »  Çocuk - Genel Konular
ÇOCUK VE ERGEN PSİKİYATRİSTİ RANDEVUSU ALMAYI DÜŞÜNENLER
Dr Ahmet Çevikaslan; Adalar İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü İle Heybeliada Lions Kulübü'nün Ebevenlere Yönelik Olarak Ortaklaşa Düzenleyeceği Toplantıda Konuk Konuşmacı Olarak Yer Alacak.
Konu: Ergenler Ve Aile İçi İletişim
Tarih,Saat:18 Ekim 2011, 14-16
Yer: Büyükada 125. Yıl Atatük İlköğretim Okulu


Dr Ahmet Çevikaslan 7 Ekim 2011 tarihinde saat 21'de CNN'de "Şirin Payzın İle Ne Oluyor?" programının canlı yayın konuğu.
Konu: DEHB Tedavisi Ve İlaç Kullanımı
(Link: http://tvarsivi.com/dr-fusun-cuhadaroglu-uzm-dr-ahmet-cevikaslan-psikiyatrist-tanju-surmeli-ve-psikolog-tuce-atas-cocukl-07-10-2011-izle-i_2011100174533.html)


Dr Ahmet Çevikaslan 20 Temmuz 2011 tarihinde saat 22'de Haber 24'de Ardan Zentürk İle Olay Yeri programında
Konu: Sosyal Paylaşım Siteleri


Dr Ahmet Çevikaslan; 3 Haziran 2011 tarihinde saat 16'da A HABER kanalı AKŞAMA DOĞRU programında Defne Samyeli'nin stüdyo konuğu.
Konu: SBS Öncesi Çocuklar Ve Ailelere Öneriler


Maddi durumu yetersiz ve babası olmayan çocuklara kucak açan Darüşşafaka İlköğretim Okulu'na başvurular başladı.
Bilgi için: www.darussafaka.k12.tr/tr/index.php/sinav-2011


Dr Ahmet Çevikaslan 7 Nisan 2011 tarihinde TGRT Haber 16:00 Haberleri'nde stüdyo konuğu
Konu: YGS, Şifre İddiaları, Öneriler


"Epilepsi Ve Ben" Resim Yarışması.
Sanofi-Aventis İlaç Firması Sponsorluğu İle Türk Epilepsi İle Savaş Derneği Tarafından Organize Edilen, Epilepsi Tanısı Almış Çocukların Katolabileceği Yarışma.
Ayrıntılar İçin: http://www.sanofi-aventis.com.tr/urunler/Epilepsi_Yarisma_2011_formu.pdf


Dr Ahmet Çevikaslan 22 Kasım 2010 tarihinde Kanal A Anahaber Bülteni'nin Konuğu.
Konu: Okullarda Langırt Masası


Çocukların Sağlıklı Beslenmeleri Konusunda Sağlık Bakanlığı'ndan Sesli Kitap Uygulaması,
Bilgi İçin: http://www.beslenme.saglik.gov.tr/index.php?pid=268


TÜYAP 29. İstanbul Kitap Fuarı Çocuk Kulübü Etkinlikleri
Bilgi İçin: http://www.istanbulkitapfuari.com/


2. Çalışan Çocuk Karikatürleri Yarışması Sergi Açılışı
Düzenleyenler : Karikatür Vakfı ve
Fişek Enstitüsü Çalışan Çocuklar Bilim ve Eylem Merkezi Vakfı
Yer: Ankara Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi
Tarih Ve Saat: 3 Kasım 2010, 18:45


Dr Ahmet Çevikaslan 14 Eylül 2010 tarihinde saat 11'de CNN Haber Bülteni telefon konuğu
Konu: 'Okula Yeni Başlayan Minikler'


Dr Ahmet Çevikaslan 13 Ağustos 2010 tarihinde saat 10:00'da CNN Haber Bülteni telefon konuğu
Konu: "LYS, Kazanamayanlar Açısından"


Çocuklar İçin Yaratıcılık Atölyeleri
Suna Ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi'nde,
03-08 Ağustos Tarihleri Arasında
www.peramuzesi.org.tr


24-25 Haziran 2010 tarihleri arasında; 'İstanbul'da Okul Öncesi Eğitimi Geliştirme ve Niteliğini Artırma, Eğitim Materyalleri' konulu '2010 Kültür Başkenti'nde Yükselen Çocuk Sesleri Çalıştayı'


Dr Ahmet Çevikaslan 17 Haziran 2010 tarihinde saat 21'de CNN Türk TV'de Açıkça programında İrfan Değirmenci'nin canlı yayın konuğu
Konu: Karne Süreci, LYS, Tatil


Kadıköy Belediyesi 9. Çocuk Tiyatro Festivali,
1-12 Temmuz 2010 tarihleri arasında her gece saat 21:00'de Selamiçeşme Özgürlük Parkı'nda


Dr Ahmet Çevikaslan 7 Mayıs 2010 tarihinde öğle haberlerinde Sky Türk TV'nin telefon konuğu.
Konu: Siirt'te Çocuk Anneler


Dr Ahmet Çevikaslan 1 Mayıs 2010 tarihinde saat 10:00-12:00 arasında Airport TV'de Hayatın Ta Kendisi programında Nur Banu Molla'nın stüdyo konuğu


Dr Ahmet Çevikaslan 30 Nisan 2010 tarihinde saat 17 CNN Haber Bülteni'nde gündemi konuşacak
Konu: YGS Sonuçlarının Değerlendirilmesi Ve Gençler


Ülker Ve Fida Film İşbirliği İle 23 Nisan Ulusal Egemenlik Ve Çocuk Bayramı Onuruna 17-18 Nisan Tarihlerinde 50 İldeki 158 Sinema Salonunda "Ülker Çocuk Sinema Şenliği"


Dr Ahmet Çevikaslan 11 Nisan 2010 Tarihinde Saat 14'de Habertürk TV'de Habertürk "YGS" Özel Programı'nda Canlı Yayın Konuğu


Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nden 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı nedeniyle 18-27 Nisan 2010 Tarihleri Arasında Çocuklar İçin Ücretsiz Oyunlar
Ayrıntılı Bilgi İçin:
www.devtiyatro.gov.tr/web/haberler/dt_23nisan_ucretsiztemsil.html’


Kenan Doğulu'dan Darüşşafakalı Çocuklar Yararına Konser,
Tarih: 21 Nisan 2010,
Mekan: TİM Maslak Show Center


Çocuklara Sinema Atölyesi; 9-12 Yaş Grubuna Yönelik, 10 Nisan-30 Haziran 2010,
Her Cumartesi 10:00-12:30,
Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Salonu
Başvuru: 2163868703, 5557477557
www.sinematek.org/s/atolyeler/istanbul-atolyeleri/cocuklarla-istanbul.html


Dr Ahmet Çevikaslan 5 Mart 2010 tarihinde saat 22'de Habertürk TV'de Özge Özsağman ile "1 HABER" programının konuğu.
Konu: Anaokulunda Aşk Cinayeti ve Öğrenciler


Dr Ahmet Çevikaslan; 29 Ocak 2010 tarihinde CNN TV 15 Haberleri'nde. Konu: "Küçük Başkanın İsyanı" video-haberinin yorumu


İstanbul Oyuncak Müzesi’nde her cumartesi günü 6-12 yaş grubuna yönelik “Faber-Castell ile Eğlenceli Cumartesi Atölyeleri".
Bilgi için: 0 216 359 45 50 – 51


Dr Ahmet Çevikaslan 28 Ekim 2009 tarihinde saat 22:00'de Habertürk TV " 1 HABER " programında Özge Özsağman'ın stüdyo konuğu.
Konu: İnternet Tuzakları, Öneriler


2. Ministar Çocuk Şenliği 22 Kasım 2009 tarihinde İstanbul Green Park Hotel'de


Dr Ahmet Çevikaslan 14 Eylül 2009, saat 12'de CNN Haberler'de telefon konuğu.
Konu: "İzmir'deki Sniper Çocuklar"


Dr Ahmet Çevikaslan 3 Ağustos 2009 Pazartesi günü saat 12'de CNBC-E FİNANSKAFE programında Gülay Afşar'ın konuğu.
Konu: Çocuklarda Zekanın Değerlendirilmesi


Dr Ahmet Çevikaslan 22 Haziran 2009 tarihinde 13:00 ve 15:00 arasında Kanal 7'de İkbal Gürpınar'ın Mutfağı programının sohbet konuğu


107.0 Radyo Barış Çocuk Ajandası programının 7 Haziran 2009 tarihli konuğu Şişli Terakki Vakfı İlköğretim Okulu'ndan Psikolojik Danışman Beyhan Özpar.
Konu: Yıl Sonu Sınavları, Karne, Tatil Öncesi


107.0 Radyo Barış'da 31 Mayıs 2009 tarihinde saat 12:00'de Çocuk Ajandası programının konuğu Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi, Pediatrist Uzm Dr Akif Özben
Konu: Çocuklarda Lösemi, Bizim Lösemili Çocuklar Vakfı Çalışmaları ve 8. Uluslararası Lösemili Çocuklar Haftası





Tüm Ropörtajlar
İNFERTİLİTE (KISIRLIK) ÜZERİNE
İnfertiliye ya da yaygın bilinen adıyla Kısırlık; dünyada her 7 çiftten birini etkileyen bir durumdur. İlk bakışta sağlıklı görünen ve en az 6 ay süreyle düzenli cinsel ilişki yaşayan çiftlerde; çocuk sahibi olamama durumu olarak tanımlanabilir öz ...
Aylık Bülten ve Duyurular
e-posta adresinize gelsin
ister misiniz?
Adınız Soyadınız
E-Posta Adresiniz

Çocuk Ajandası  »  Çocuk - Gündem  »  Köşe Yazıları  »  BİANET

BİANET

Çocuklardan Bir 2010 Karnesi: Kaç Kırık Var Acaba?

Yazdır

02-01-2011

Demek ki, devlet kırık alıyor. Ya yüreği soğuyan, çocukların karşı karşıya kaldıklarını görmek ve duymak istemeyen insanlar? Çocuklara sahip çıkmayan, devlete görevlerini anımsatmayan nice insan? Lütfen düşünün çocuklar size nasıl bir not verecekler?

Senelerdir çocuklar hükümetlere, bakanlara, yerel yönetimlere, gazete ve gazetecilere bir çocuk hakları karnesi verebilseler isterim. Karnede hangi çocuk haklarına daha fazla saygı gösterildiğini, hangilerinin uygulamaya geçirildiğini ele alabilseler isterim. Karne hep yetişkinler tarafından verildiği ve çocukların yararına kullanılmadığı için, bu karne uygulamasını tepetaklak etmek bile çocukların yararına önemli bir adım olabilir. Ama daha önemli bir nedenim elbette var: Çocukların yararını düşünenler o kadar az ki! Bir ters orantıdan söz etmek bile düşünülebilir: Mevki yükseldikçe çocuklara gösterilen ilgi azalır.

Durum böyle ise, çocukların kendi haklarına kendilerinin sahip çıkması büyük önem taşıyor. Her sene sonu çocuklar yetkililere ve medyaya birer karne verebilse, bu kişiler çocukların gözünden nasıl göründüklerini belki anlarlardı. Elbette bu karneler yaptırım anlamına gelmeyecektir. Her karne gibi yol göstermek için verilecektir. Koca koca ünvanları olan, iktidar atlarına binmiş yetişkinlerin çocukların yararını düşünerek kararlar almalarını ve hareket etmelerini çocuklar tek başlarına sağlayamazlar. Bu ancak toplumsal bir farkındalık, kararlılık ve eylem ile gerçekleşebilir.

Yaşama hakkı

Çocuklar karneye yaşama hakkını mutlaka koyacaktır. Akıllı oldukları için uzmanlar ne diyor, araştıracaklardır. Örneğin Bianet'ten olumlu bir gelişmeyi not edeceklerdir:

Beş yaş altı çocukların ölüm hızı 1998'de binde 52 iken, 2003'te binde 37'ye ve 2008'de binde 24'e düştü. ... bebeklerin annelerinin karnındayken en az bir kez sağlık personelinden (doktor ve hemşire/ebe) doğum öncesi bakım alma oranı 1993'te yüzde 62 ve 2003'te yüzde 81'den 2008'de yüzde 92'ye yükseldi.

Ama hemen ardından ekleyeceklerdir: Ölüm hızı düşerken hastanede doğan bebeklerin ölme olasılığı yükselmektedir. Hastanelerde ölen - yani öldürülen - bebekler hakkında Sağlık Bakanlığı soruşturma bile yapmamaktadır. Çocuklar için büyük tehlike anlamına gelen ve her yıl çocukların ölümüne neden olan silahlar her gün çoğalmaktadır. Her üç evden birinde silah bulunduğuna göre ve bizzat devlet, bir devlet kuruluşu olan MKE aracılığı ile ve pazarlama taktikleri kullanarak (10 taksit, peşin ödemede indirim, kredi kartıyla ödeme) silah satabiliyorsa, çocuklar ciddi tehlike ile karşı karşıyadır. Şu an mecliste olan silah kullanımına ilişkin berbat tasarı uygulamaya konulursa daha nice çocuk ölüm tehlikesi ile burun buruna kalacaktır.

Yetkililere karne verecek çocuklar, yaşama hakkı elinden alınan çocuklara mutlaka yer vereceklerdir. Gözleri dolarak devletin çocukların haklarına sahip çıkmadığını, tam tersini yaptığını saptayacaklardır. Çocuk oldukları için, yürekleri kaldırmayacağı için, 2010'da devlet güçleri tarafından doğrudan veya devlet güçlerine ait patlayıcıların, mayınların patlaması ile dolaylı olarak öldürülen çocukların listesini karneye koymayacaklardır. Bu listeleri yürekleri soğumamış ve akılları tutulmamış, yürekli insanların dile getireceğini düşüneceklerdir.

Korunma hakkı

Karneye korunma hakkı için yazılacakları bulmak çocuklar için kolay olmayacaktır. Adil olmak adına olumlu gelişmeleri arayıp bulmak için çaba harcayacaklardır:

Çocuk koruma hizmetlerinin de "istenen düzeyde olmasa da" iyileştiği, Çocuk Koruma Kanunu ile kanunla ihtilafa düşen çocuklar olgusuna yönelik, görece, koruma-geliştirme odaklı bir anlayış geliştirildiği, bakım ve korunma altındaki çocuklara yönelik hizmetlerin geçmiş yıllara göre gelişip çeşitlendiği görülüyor."

Ama yine adil olmak için, şiddet batağına battıkça batan Türkiye'de çocukların korunmaya çok gereksinimleri olduğunu mutlaka belirteceklerdir. Sanki sistematik değilmiş gibi gösterilen çocuğa yönelik şiddetin örneklerini tek tek ele almadan, insanların kendi çocuklarına yaptıkları korkunç muamelelerden, sahipsiz olduğu düşünülen çocuklara yapılanlara dek yaygın şiddetten şikayetçi olacaklardır. Şiddet sarmalının en güçlü parçası okulların üzerinde özellikle duracaklar ve okullarda uygulanan askeri disiplinin, anlamsız ve aşırı cezaların, "anırma cezası" gibi gaddar uygulamaların artık sona ermesini isteyeceklerdir.

Yaşları biraz büyük çocuklar, Siirt'te olanların ardından yetkililerin olanları örtbas etmek istediklerini anlayacak ama bu nasıl dile getireceklerini bilemeyeceklerdir. Belki de akıllarına N.Ç. davasında mahkemenin aldığı karar gelecek ve yargının çocukları korumadığını düşünerek susacaklardır.

Çocukların kötüye kullanılmasının ne anlama geldiğini evde veya okulda duymuş çocuklar, çocuk emeği sömürüsünün ne zaman biteceğini soracaklardır. Televizyonda gördükleri büyük şirket (Türksel, Toyota, Fiat vb.) reklamlarının yanlış olduğunu, çocukların reklamlarda kullanılmasının üzerinde neden durulmadığını soracaklardır. Zihinsel engelli çocukların devlet tarafından korunmaları gerekirken, devlet kurumlarının onayı ile törenlerde kullanılmasının içler acısı olduğunu söyleyeceklerdir.

Yetkililere karne verecek çocuklar, çocukları korumakla yükümlü devletin kimi çocukları korumadığını, tam tersine hedef aldığını belirteceklerdir. Yaşları biraz büyük çocuklar, protesto eylemlerine katıldıkları gerekçesi ile devlet güçleri tarafından kötü muameleye maruz tutulan, cezaevine konulan, bir yetişkin gibi yargılanan çocuklar olduğunu karneye koyacaklardır. Bu çocuklar için ellerinden geleni yapan, yürekli Çocuklar İçin Adalet Çağırıcıları'na teşekkür notu düşeceklerdir.

Gelişme hakkı

Gelişme hakkı denince çocukların aklına hemen oyun oynayabilmek, okula gidebilmek, okulda iyi olanaklar bulabilmek gelebilir. Biraz daha düşününce aç kalmamak, baskı altında kalmamak gibi kavramları da ekleyeceklerdir.

Kalabalık okullara giden, kalabalık sınıflarda okuyan, kalabalık otobüslere binen, kalabalıklar içerisinde sesini duyuramayan çocuklar, "En az üç çocuk!" diye konuşup duran başbakana, "En az üç!" diye yemin edilen toplu evlenme törenini düzenleyen belediyeye "0" vereceklerdir. Kalabalıkların yoksulluk, güçsüzlerin aç kalması ve bir lokma için ezmek-ezilmek demek olduğunu, en iyi açlığı yaşamış çocuklar bilir. Çocuklara üzerlerine titrenen birer birey değil, bir yığın, bir araç, bir meta gibi bakanları çocuklar ne anlayabilirler, ne de kabul edebilirler.

Biraz büyük çocuklar, gelişme hakkının üzerini çizip, yerine "kalıba dökmek" yazmaya çalışanların hangi anlayıştan beslendiklerini kavrayabiliyorlar: Çocuklar ham maddedir; biz onlardan istediğimiz kalıpta bir sürü yaparız. İster "Bizim görevimiz sadece eğitim vermek değil, öğrencilerimize manevi değerlerimizi, vatan, bayrak ve ülke sevgisini taşıyan değerleri de öğretmektir" diye, ister "Vak Vak Ördek" adlı kitap aracılığıyla okul öncesi dönemdeki çocuklara inanç dayatmak için, çocukları kullanmaya çalışıyorlar. Kitaplarda yüceltilen haklar, özgürlükler, eşitlik hepsi lafta önemli; milliyetçilik, din, şehitlik, vatan için ölmek benimsetilmek isteniyor. Çocukların beyinlerine kalıpları, önyargıları yerleştirmek, yani akıllara prangaları vurmak, kafalara mayınlar döşemek isteniyor.

Karnede dil konusunda kocaman bir kırık var çünkü anadili Türkçe olmayan çocukların kalpleri hâlâ kırık. Gelişmek bir hak ise, çocuklar gelişmek için gittikleri okulda anadili engeli ile karşılaşmamalıdır; çünkü anadili zihinsel gelişim için temeldir. Çocuklara "senin anadilin kültürel miras, benim anadilim ise resmi dil" demek hakkı kimsede yoktur, olamaz da. Ama gelişebilmek her çocuğun hakkıdır.

Katılım hakkı

Karneye katılım hakkı için ne yazabileceklerine karar vermek çocuklar için pek kolay olmayacaktır. Katılım hakkı; sesini duyurabilmek, kendini ilgilendiren her konuda görüş verebilmek ve aslında alınacak kararlara etki yapabilmek demekse, ama bunları yapmak isteyen çocukların önüne kat kat engel çıkarılıyorsa karneye ne verilebilir ki?

Çocukların katılımı denince ortaya çıkanlar sanki katılım tersinden anlaşılmış gibi. Çocuk bayramına benzemeyen bir bayram varsa, hatta bayram günü çocuklar hedef bile olabiliyorsa, buna ancak katılımın tersi denebilir. Çocuklara hâlâ ant içiriliyorsa, türban tartışmasında kız çocukların kapanması gündeme getirilirken söz haklarının olup olmadığı düşünülmüyorsa, Alevi çocuklara din dersi, hatta namaz dayatılıyorsa, bu ne demek olabilir? Madem zorlama-dayatma olağan; karneye katılım değil, belki de tersten katılım konulmalı ki, hep tam not verilsin.

Çocuğun yararı

Çocuklar bir de çocuğun yararı için not verecekse, bu not elbette kırık olacaktır. Referandum sürecinde unutulan çocuklar, hastanelerde, mayın patlayınca, rögardan düşünce ölen ve ölünce unutulan çocuklar, "en az 3, 3" söylemine malzeme edilen çocuklar, kötü muamele gören çocuklar... Demek ki, devlet kırık alıyor. Ya yüreği soğuyan, çocukların karşı karşıya kaldıklarını görmek ve duymak istemeyen insanlar? Çocuklara sahip çıkmayan, devlete görevlerini anımsatmayan nice insan? Lütfen düşünün çocuklar size nasıl bir not verecekler? (SD/EÜ)

* Prof. Dr.

Serdar DEĞİRMENCİOĞLU
 
 Geri Dön Bu yazı şimdiye kadar 2870 defa görüntülendi
 

Tüm Editör Yazıları
14 MART'A 14 ACİL TALEP
1- Emekli hekim ücretleri acilen iki katına çıkarılmalıdır.

2- Hekimler arasında dayanışma yerine rekabete yol açan, hekimlik uygulamalarını değersizleştiren ve hastaları “puan”a dönüştüren mevcut “performansa ...
Tüm Köşe Yazıları
ÇOCUK POSTASI
Vitus: Kendi Yıldızını İzlemek
Ahmet ÇEVİKASLAN 
EBEVEYN PANOSU
Uzman Seçerken Dikkat!
Gaye TOLUN 
GÜNEŞ
Türkiye'de Her Dört Çocuktan Biri Yoksul
İdil ÇELİKER 
HÜRRİYET
Annesiz Kızlar
Pucca GÜNLÜK 
TARAF
Çocuklar İçin
Mustafa PAÇAL 
{Yazar Girişi}
Uzmana Sorun

Ana Sayfa | Hakkımda | Editör'den | Haberler | Köşe Yazıları | Medyada Çocuk Ajandası | Tıbbi Makaleler | Uzmana Sorun | Anne Babalara Kısa Kısa
Özel Dosya | Ropörtajlar | Öneri Tahtası | Anket | Etkinliklerimiz | İletişim
Copyright © 2008-2017 Çocuk Ajandası
Çocuk Ajandası'nda yer alan bütün yazılı ve görsel materyal, sadece kaynak (www.cocukajandasi.com) gösterilerek kullanılabilir.
Çocuk Ajandası'nda yer alan tıbbi içerikli materyal; bir sağlık profesyonelinin klinik koşullarında uygulayacağı tedavilerin yerini asla tutamaz,
sadece bilgilendirme amaçlıdır.